Dokunsan Ağlarım

Bazen insanın içinde öyle bir sızı olur ki,
kimse görmez ama o sızı kalbin en derininde durmadan konuşur.
Sessiz görünürsün, güçlü sanırlar…
Oysa birisi gelip omzuna dokunsa,
bir “Nasılsın?” dese,
yıllardır tuttuğun bütün gözyaşları birden dökülecek gibidir.
Ben de öyleyim işte…
Görünüşte suskun,
içimde fırtınalar koparken yüzümde sakin bir göl.
Kimse bilmez gecelerin nasıl ağır geçtiğini.
Kimse bilmez insanın hatıralarla nasıl kavga ettiğini.
Bazen bir şarkı çalar,
bazen eski bir sokaktan geçersin,
bazen de bir kelime yeter…
Ve insan bir anda geçmişin ortasında kalır.
Ben güçlü görünmeyi öğrendim.
Yaralarımı saklamayı,
gülümsemeyi,
“iyiyim” demeyi öğrendim.
Ama bir şey var ki hâlâ öğrenemedim…
Birinin gerçekten içimi sormasına dayanabilmeyi…
Çünkü bilirim;
birisi gerçekten kalbime dokunsa,
yıllardır susan acılar dile gelir.
Gözlerim dolu dolu olur,
sesim titrer…
Ve ben sadece şunu söylerim:
“Biraz geç kaldınız…
Ama yine de dokunmayın,
çünkü dokunsanız…
ağlarım.”
Çünkü bazı insanlar ağlamayı unutmaz,
sadece saklamayı öğrenir.
Bazı yaralar kapanmaz,
sadece üstüne sessizlik örtülür.
Ben de sessizliğe gömdüm birçok şeyi.
Söylenmemiş cümleleri,
yarım kalmış hayalleri,
ve içimde hâlâ yaşayan o eski insanı…
Bazen düşünüyorum da…
İnsan gerçekten güçlü olduğu için mi susar,
yoksa konuşursa dağılacağını bildiği için mi?
Benim suskunluğum güçten değil,
dağılmaktan korktuğumdan.
Çünkü bazı geceler vardır…
İnsan yastığına başını koyar ama uyuyamaz.
Gözleri tavana bakar,
aklı geçmişte dolaşır.
Bir yüz gelir aklına,
bir ses,
bir gülüş…
Sonra anlarsın ki bazı insanlar gitse bile
hatıraları kalbin içinde yaşamaya devam eder.
İşte o zaman insan içinden sessizce konuşur:
“Keşke biraz daha kalsaydın…”
“Keşke böyle bitmeseydi…”
Ama hayat “keşke”leri dinlemez.
Ben de bu yüzden susuyorum.
Çünkü anlatmaya kalksam
bir ömürlük hikâye çıkar içimden.
Ve biliyorum…
Bir gün biri gerçekten kalbime dokunursa,
yılların yükü bir anda çözülecek.
Gözlerim dolacak,
sesim kırılacak,
ve ben yine aynı cümleyi söyleyeceğim:
“Ne olur dikkatli olun…
Ben sandığınız kadar güçlü değilim…
Dokunsanız…
ağlarım.”