Tren'nin icadının maden ocaklarından çıktığını ve madenlerde çalıştırılan katırların zorluğu yüzünden bir iddia sebebiyle ortaya çıktığını biliyor musunuz?

İlk olarak İngiltere’deki bir maden mühendisi ile bir maden sahibi arasındaki iddia sonucu ortaya çıktı trenler. Önceleri, madenlerdeki yük taşıma aracı hayvanlardı. 1800’lü yılların başında Richard Trevithick adlı maden mühendisi kendi yaptığı buharlı makine sayesinde 10 tonluk demiri raylı bir yol sayesinde taşıyabileceğini öne sürdü. Ardından icat ettiği Tram-Waggon adındaki lokomotifle 16 km’lik yolu 5 saatte aldı. İlk deneme için oldukça başarılı bir sonuç olmasına rağmen gerek Trevithick’in lokomotifi fazla geliştirememesi gerek de lokomotifin, dönemin yaygın taşıma aracı olan hayvanlardan daha üstün görülmemesi ilk girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur.

Bu başarısızlık bir yana başka bir İngiliz mühendis olan George Stephenson ileride ‘Demiryollarının Babası’ olarak anılmasını sağlayacak olan ilk buharlı lokomotif olan ‘Rocket’i tasarlamıştır. Rocket 1829 yılında Liverpool-Manchester hattında 24km hıza ulaşabilmiştir.

Yapılan bu çalışmalar trenlere olan ilginin artmasını ve yük taşımacılığının yanı sıra trenlerin ulaşım aracı olarak da kullanılmasını sağlamıştır. Bu gelişmeler bir çok yeniliği de beraberinde getirmiştir.1863 yılında başlayan girişimlerin ardından trafik sorununa çözüm olarak düşünülen yer altı demiryolu fikri 1890 yılında bugünkü metro sistemine örnek oluşturacak hale gelmiştir. Demiryolları ve trenler yıllar geçtikçe gelişimini ve değişimini sürdürmüş ve bir çok deneme yapılmıştır.

1812 yılında bir maden mühendisi olan John Balenkinsop eğimli bölgelerde trenin hareketini sürdürebilmesi için dişli teker ve demir yolunu icat etmiştir.

PEKİ: RAY ARALIĞI NEDEN 143.5 SANTİMETRE?

Tren rayları aralığı dünyanın her yerinde 143.5 santimdir.
Neden yuvarlak bir sayı değil de, 143.5 santim?
Neden 150 değil mesela!
Sorunun cevabı: Coelho’nun son kitabı Záhir’de…

İlk tren ve vagonları icat edildiğinde, at arabalarını yaparken kullandıkları aletlerin aynısını kullanıyorlarmış. O yüzden vagonların tekerleklerinin arası, tıpkı at arabalarındaki gibi 143.5 santim olmuş. At arabaların geçtiği eski yolların genişliği bu kadarmış. Bu arabalar, iki atla çekiliyormuş. Atlar yan yana durduğunda, genişlikleri 143.5 santim oluyormuş.
Yani bugün gördüğünüz bütün trenlerin -en son teknoloji ürünü hızlı trenler dahil- üzerinde ilerlediği rayların arasındaki uzaklık, Romalılar tarafından belirlenmiş.

İnsanlar bir takım şeyleri muhafaza etmeyi seviyorlar.

Bu durum, uzay mekiklerinin yapımını bile etkilemiş.

Tiryaki'den Demir'e ziyaret... Tiryaki'den Demir'e ziyaret...

Şöyle ki Amerikalı mühendisler, yakıt tanklarının daha geniş olması gerektiğini düşünmüşler fakat yakıt tankları Utah’da imal ediliyor ve Florida’daki uzay merkezine trenle nakledilmeleri gerekiyormuş. Yolda da tüneller varmış. Yakıt tankları daha geniş olursa, tünellerden geçemiyormuş, o zaman da ulaşım gerçekleşemiyormuş.

Romalıların ideal olduğuna karar verdikleri bu ölçüyü onlar da kabul etmişler.
Şimdi genel kural olarak yeryüzündeki bütün tren raylarının arası 143.5 santimetredir

Yüksel Yıldırım-2016

Editör: Abdullah KARABACAK