Eğitim

"Kariyere evet, sınava hayır!"

Eğitim Bir-Sen Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Aşkar, başta öğretmen kariyer basamakları, banka promosyon güncelleme talebimiz ve eğitim öğretim ödeneği olmak üzere eğitim kamuoyunu meşgul eden pek çok konuda açıklamalarda bulundu. Aşkar, "Köstek değil destek kanunu istiyoruz. Kariyere evet, sınava hayır" dedi. 

Madenci Anıtı'nda yapılan basın açıklamasına Memur Sen’e bağlı sendikaların temsilcileri ve üyeler katıldı.

Aşkar, “Eğitim-Bir-Sen Zonguldak Şubesi olarak eğitim-öğretimin önemli sorunlarına dikkat çekmek, çözüm önerilerimizi ortaya koymak ve üyelerimizin sesi olmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Çalışanlar arasında toplumsal saygınlığı en yüksek kesimi olan öğretmenlerimizin sorunlarına yasal dayanak oluşturmak adına 14 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe giren öğretmenlik Meslek Kanunu sahanın beklentilerinden uzak olduğu gibi öğretmenlerimizi rencide edicidir de.

2022 yılında çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu 17 yıllık mağduriyeti hiç dikkate almadığı gibi eğitim tarihimizde yaşanan en büyük huzursuzluk ve tartışmalara da kapı aralamıştır. Kariyer basamakları diye önümüze konulan ve bir yığın video ile öğretmenlerin yaz tatilini harap eden uygulamalarla yanlış üstüne yanlış yapılmakta, öğretmenin itibarı zedelenmektedir. Kanun ve yönetmeliğin çıkma aşamasında ve sonrasında itirazlarımızı çok güçlü bir şekilde ortaya koyduğumuz kariyer basamakları uygulaması dağın fare doğurmasından ibarettir." ifadesini kullandı. 

Aşkar'ın açıklaması şöyle:

Gelinen noktada bir kez daha anlaşılmıştır ki bu iş sınavla olmaz ve olmamalıdır da. Bir an önce sınav iptal edilmelidir. 17 yıldır yeni bir düzenleme yapılmaması dolayısıyla, gün farkıyla sınava giremeyen arkadaşlar bugün mesleğin 27. yılındalar. Dolayısıyla 27. yılında uzman olacak bir öğretmenin başöğretmenlik için 37. yılını beklemesi kabul edilemez.  Hele ki öğretmenlerin yaz tatilleri harap edilerek, yüzlerce saatlerine ipotek koyup gelişimlerini ve branşlarını ilgilendirmeyen içerikler izletip sınav yapılması mantığa aykırıdır. Uzman ve Başöğretmenlik sınavları iptal edilerek öğretmenlere kıdemlerine uygun şekilde bu unvanlar verilmelidir. Bu sınav, aksi halde iş huzurunu ve iç barışı bozmaya namzettir.

Eğitim-Bir-Sen olarak son iki toplu sözleşmede ısrarcı olduğumuz ve sürecin başından beri ifade ettiğimiz “8 yılını dolduran uzman 12 yılını dolduran baş öğretmen özel hizmet tazminatından yararlanmalıdır” önerimizi burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Sınav şartı aramaktan vaz geçin artık!. “SINAV TARTIŞMASI BİR AN ÖNCE SON BULMALIDIR” . Hükümeti meclisin açılması ile birlikte yasa ile ilgili düzenlemeye davet ediyoruz. Öğretmenlerin 60 yıllık hayali olan bir oldu bitti ile yasalaştırılan Öğretmen Meslek Kanunu; öğretmenlerin kâbusu değil öğretmene destek kanunu olsun istiyoruz. Hükümeti sesimizi duymaya, Meclisin açılması ile yapılacak yasal düzenlemeyle  yanlışından dönmeye çağırıyoruz. Öğretmene köstek meslek kanunu değil destek kanunu istiyoruz.

GERÇEKÇİ VE KAPSAYICI BİR EĞİTİM ÖDENEĞİ İSTİYORUZ

2022 – 2023 Eğitim Öğretim yılı eğitim çalışanları açısından önceki yıllara göre ekonomik zorlukları daha fazla hissettiğimiz bir yıl olmaktadır. Yıllara göre erimiş, artık eğitim öğretim ödeneği olmaktan çıkmış ve ülke gerçeklerinden uzak kalmış bir eğitim ödeneği sadece komik değil adaletsizdir de. Eğitim çalışanlarının alım gücünü arttıracak mali haklarda iyileştirme yapılması elzem olmuştur. Her eğitim öğretim yılı başında sadece öğretmenlere verile Eğitim Öğretim tazminatı tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde en az bir maaş tutarında verilmeli, öğretmeni ve öğretmen dışı çalışanları ayrıştıran uygulama son bulmalıdır. Bilindiği gibi yıllık enflasyon %80'i aşmıştır. Hissedilen enflasyon ise bunun çok ötesindedir. 2023 yılı enflasyonunu merkez bankası %20 civarında öngörürken OECD %40 olarak tahmin etmektedir. Bütün bunlara rağmen hükümet öğretmenlere verilen eğitime hazırlık ödeneğinde en ufak bir artış yapmamıştır. Bu durumun kabul edilebilir yanı yoktur. Hükümet eğitim ödeneğinde hem geçmişi telafi etmeli,  hem de 2023 yılı enflasyonunu dikkate almalıdır. Eğitim çalışanlarının kimseye muhtaç olmadan insanca yaşayacakları bir maaşı olmalıdır.

BANKA PROMOSYONLARI GÜNCELLENMELİDİR

Bu yıl önemli sorunlarımızdan birisi de Banka Promosyon Sözleşmeleri. Yüksek enflasyon, özellikle son bir yılda yapılan banka promosyon sözleşmelerini değersiz hale getirmiştir. Kamu görevlilerinin zararı büyüktür. Enflasyonun neredeyse 10 katı kâr yapan bankalar banka promosyon sözleşmelerini güncellemeye yanaşmamakta ve kârlarına kâr eklemeye devam etmektedirler. Bu zamana kadar promosyon sözleşmelerinin güncellenmesi ile alakalı vermiş olduğumuz dilekçelerin büyük çoğunluğuna ret cevabı geldiği gibi verilen promosyonun çok daha fazlasını tazminat olarak talep etmektedirler. Bankaların bu vurdumduymazlığını bir yere koymak mümkün değildir. Bankalar bu tavırlarına devam ederlerse bedelini ağır bir şekilde ödeyeceklerini bilmelidirler. Bu husustaki mücadelemizden asla vazgeçmeyecek verilen ret cevaplarını sineye çekmeyeceğiz. Hükümet de bütün bu yaşananlara seyirci kalmamalı bankaların sömürü çarkına dur demelidir. Bankalara son çağrımız şudur: Gelin kamu çalışanlarına kulak verin ve banka promosyon sözleşmelerini günün şartlarına uygun olarak bir an önce güncelleyin.

OKULLARIN ÇALIŞAN SORUNLARI GİDERİLEMEMİŞTİR

Sayın Bakan ısrarla okulların personel ihtiyacını fazlasıyla karşılama sözü vermişken ne yazık ki okullarımızın personel açığı giderilmemiştir. Bu yıl TYP / İŞKUR kapsamında personel alımına getirilen ağır şartlar birçok okulun personel bulamamasına yol açmıştır. Okullar yine temizlik ve güvenlik ihtiyacını veli bağışlarıyla karşılamak durumunda kalmıştır. Okul aile birliği personel ihtiyacını karşılamakta aşırı zorlanmakta personelin maaşını verecek kaynak bulamamaktadır Bu da, okulları daha az personelle temizlik ihtiyacını gidermeye zorlamakta, veli ve öğrenci memnuniyetini düşürmektedir. Okullara gönderilen bütçeler ise okulların ancak temizlik malzemesi ihtiyacını karşılamakta, onun dışındaki ihtiyaçlara yine okul aile birliği el atmak zorunda kalmaktadır. Mesele güvenlik ve temizlik ise bakanlığımız hiçbir fedakârlıktan kaçınmamalıdır Bu bağlamda TYP / İŞKUR şartları yeniden düzenlenmeli okulların istediği kadar personel tahsis edilmeli, okul ile veli sürekli karşı karşıya getirilmemelidir. Ayrıca okulların temizlik ve personel ihtiyacı dışında ihtiyaçlarının olduğu da hesaba katılmalıdır. Bunun için öğrenci sayısını esas alan okul bazlı bütçe uygulamasına acilen geçilmelidir.

İLÇE MÜDÜRLERİ VE ŞUBE MÜDÜRLERİ MAĞDUR EDİLMİŞTİR

Değerli katılımcılar İlçe Müdürleri ve Şube Müdürlerinin ciddi hak kayıpları vardır. İlçe Müdürleri ve Şube müdürlerinin özlük haklarının bir an önce düzenlenmesi elzemdir. Öğretmenken Uzman olan İlçe Müdürleri ve müdürleri bu kadrolara geçince uzmanlıkları düşüyor ve uzman olamıyorlar. Sebebi nedir kimse bilmiyor ! İlce Müdürleri ve Şube müdürleri madem uzman olamıyor öyleyse gelin özlük ve maddi haklarını yeniden düzenleyelim .

SORUNLARINI AŞMIŞ BİR TÜRKİYE İÇİN DAHA ÇOK İNİSİYATİF ALINMALIDIR

 "Görev tanımları görevde yükselme imkânları, ek gösterge hakları olmayan mevcut Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin diğer hizmet sınıflarına geçirilmesini" istiyoruz. MEB KİK te alınan karar gereği Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları takvime bağlanarak 2022 yılı içerisinde gerçekleştirilmeli; sınav takvimi ilan edilmelidir. Bu sınav neden yapılmıyor bilmiyoruz . Önerimiz bu sınavı her yıl düzenli belirli aralıklarla yapılsın. Sözleşmeli personel uygulamalarından vazgeçilsin. Kadrolu istihdam kamuda esas alınsın. Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılsın, kadrolu istihdam esas olsun. Eğitim-Bir-Sen olarak, Türkiye’nin daha müreffeh olma yolundaki uzun vadeli hedeflerine ancak sorunlarını aşmış bir eğitim sistemiyle erişebileceğine inanıyor; eğitimcilerin beklentilerinin yerine getirilmesinin önemini ifade ediyor, sorunların çözüme kavuşturulacağı bir eğitim-öğretim yılı temenni ederek, bütün eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize başarı dolu bir yıl diliyoruz.