Zonguldak Tarih Sayfası Editörü Hayati Yılmaz, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın Filyos Irmağı için ortaya koyduğu öneriyi, "Zonguldak’ın İlk Yerli ve Milli önerisi" başlığıyla sayfasına taşıdı.
İşte o paylaşım
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Filyos Irmağının sedde içine alınması sonrasında, sedde etrafında en az 30 metrelik yeşil kuşak ayrılması gerektiği önerisi getirdi..
Kamu oyunda büyük destek gördü.
Ben size tarihi bir tespit yapayım mı !
Filyos nehri kenarında kurulu; gelmiş geçmiş belediye başkanlarından biri ilk defa nehir hakkında bir proje sunuyor. Bu zamana kadar nehrin taşkınlıklarından nasıl korunurum endişesi boyutunu aşmayan bir yönetim anlayışı vardı. Onun haricinde nehirden nasıl yararlanırım ,nehir ile nasıl bütünleşirim, şehri entegre ederim düşüncesi hiç olmadı. Bu bağlamda Kantarcı’nın ortaya attığı fikir, büyük bir farkındalıktır. Üstelik bu öneri projeye dönüşebilecek ve ortaya en az Filyos Projesi kadar geniş bir projeye dönüştürebilecek derinliğe sahip.. Bu konuda hazırlanacak bir projede, sayfalarca öneri, bilgi, fikir eklenebilir. Jeolojiden, Zoolojiye, zootekni , ziraat, toprak bilimi, fizik, kimya, yer bilimleri ve biyoloji bilim dalları gibi uzmanlardan oluşan incelemeler sonucunda ortaya çıkacak devasa bir bilgi, kitap haline getirilebilir. Yeşil alan geniş bir tanım. Sadece tarım değil nehir etrafına yapılacak onlarca farklı alanlar oluşturabilecek şekilde. Üstelik nehir kenarındaki belediyelere de proje sunma imkanı tanıyacak.
Bu zamana kadar Zonguldak’ın kaderi hep dışarıdan müdahalelerle yürütülmeye çalışıldı. Öneriler hep dışarıdan geldi. Zonguldaklılar da buna uydu. Hatta bazıları, Zonguldaklıların hem sağlığına hem de ekonomisini ters düz edecek projelerdi. Ben bu zamana kadar Zonguldak’ta, şehrin kaderi hakkında bu denli önemli bir öneri getirildiğini ilk defa duyuyorum. Üstelik bu öneri hem Zonguldaklı bir başkan tarafından yapılması hem de Zonguldak’ın en önemli nehrine yönelik olması, bu fikrin yerli olmasını sağlıyor. Milli olmasını da sağlayacak olan; yurt dışında örnek temsil edecek, bir projeye dönüştürmesi olacaktır.
Filyos Nehri incelenmemiş, araştırılmamış bir nehirdir. Ne özellikleri ne de ekolojisi; herhangi bilimsel bir araştırmada ayrıntılı bir şekilde yer almıyor. 'Nerelerden doğar, nelerden geçer' bunlar net bilgiler değildir. Sadece Vikipedi bilgileri ile sınırlıdır. Mesela Samsun’un Bafra ilçesinde denize dökülen Kızılırmak Nehri ile Zonguldak’ın Filyos Antik Kenti kenarında denize ulaşan Filyos Nehri, aynı dağdan doğduğu bilgisi; sadece benim google haritasından nehri takip ederek bulduğum bir bilgidir. Ama benim bu bilgim akademik değildir. Sadece merak üzerine bir araştırmamdan ortaya çıkmıştır. Filyos nehrinde yaşayan kaç canlı türü vardır ? Bu sorunun cevabını verebilen var mı? Vikipedi bilgisine göre uzunluğu 228 kilometre ... Acaba öyle mi ? Yine benim merak ederek haritalardan ölçtüğüm Zonguldak sınırları içinde geçerken en geniş yatağı 2,5 km iken en dar yeri, yerleşim yerlerinde 20 metreye kadar düşüyor. Bunlar dedemin buğdaylarını yıkadığı ırmağı merak ederek edindiğim bilgiler. Eğer imkan verildiğinde benim gibi merakı olan yüzlerce kişi vardır. Mesela 2019 yılında Çaycumalı Yiğit Uslu adında bir genç ,Filyos nehrinde , durgun alanda nehir akvaryumu kurulması için bir görsel hazırlamıştı. Arada kullandığı elektronik aletlerle nehirde su-altı çekimleri yapıyordu. Genç baktı kimse destek vermiyor ortadan kayboldu.
Bu nehir sınırlarında kurulu bölgede iki üniversite var. Biri Karabük Üniversitesi ( KBÜ) diğeri Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN). Araştırmalar sınırlı. Olanlarda kendi kariyerleri için üniversiteye sunulan , kendi bünyesinde kalan bilgiler.(Halka sunulan bilgiler değil. Çoğu kendileri anlayabileceği terimlerle yazılan bilgiler) Ne yazık ki 30,9 milyar TL, bütçeye sahip TRT’ Belgesel Kanalında, Himalayalar'ın Gökyüzü Irmağını ayrıntılı bir şekilde izleyebiliyoruz fakat ülkemizdeki ırmaklar konusunda araştırılmış bir belgesel göremiyoruz. Bazı belgeseller var ki ; milyon dolara ‘’bu otu aldım, şimdi tavaya attım. Pişirdim, yedim şeklinde hazırlanıyor.
Yine yazıyorum. kömür ekonomisi üzerine kurulu Zonguldak’ın, kömürün etkisi azaldıkça ortaya çıkan doğasal değerleri, coğrafi, kültürel, geleneksel özeliklerin yeniden değerlendirilmesi bakımından Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın ortaya attığı fikir son derece değerlidir. Ben bunu ister benim fikrime katılın ister katılmayın, yüksek tahsilli Bülent Kantarcı’nın aynı zamanda yüzde 100 yerli olması; vadide yetişmesi, bölge insanı olmasına da bağlıyorum. Zonguldak’ın kaderi Zonguldaklıların elinde olması gerektiğini savunuyorum. Bu konuda haklı gerekçelerim var. Bir gün bu konuyu nedenleri ile birlikte ele alacağım.
Fakat; eğer bu proje hayata geçtiğinde yapılması gereken ilk iş, en azından ilkesel olarak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nin vadide dere yatağında kurulu olan Zonguldak Çaycuma Meslek Yüksekokulu binasını kaldırmakla başlamalı.




