Çin'in gözaltı kamplarında tutulan binlerce Uygur Türkünün AFP haber ajansı tarafından listeleri yayınlandı. Sızdırılan listede, her mahkumun adının, doğum tarihinin, etnik kökeninin, kimlik numarasının, adresinin, ceza süresinin ve cezaevinin ayrıntılarıyla mevcut olduğu öğrenildi. Çin dışişleri bakanlığı ise listeye ilişkin olarak " Sincan hakkında uydurulan bu tür şeyleri yalanladık. Sincan toplumu uyumlu ve istikrarlı. Tüm etnik azınlıklar çeşitli haklardan tam olarak yararlanıyor" dedi.

Çin'in Sincan'a uyguladığı sistematik baskıda araştırmacılar, sayıları bir milyondan fazla olan Uygur Türklerinin ve çoğunluğu Müslüman olan diğer azınlıkların, 'terörle mücadele' kampanyasının bir parçası olarak gizli gözaltı merkezleri ve hapishanelerde tutulduğunu belirtti.

Sincan bölgesindeki baskılara ilişkin bilgilerin Çin'in Komünist Parti yetkilileri tarafından gizli tutulduğu öğrenildi.

DW Türkçe'nin haberine göre; Gözaltına alınan ve kendisinden haber alınamayan pek çok insanın yakınları, polis ve mahkemeden yakınları hakkında bilgi edinemedi.

Gözaltına alınan Uygur Türklerinin AFP haber ajansına sızdırılan listesi çok sayıda kayıp kişinin nerede olabileceğine dair bir ışık tuttu. Türkiye'de yaşan Uygu Türkü Nursimangul Abdureşid'in akrabaları da bu listede yer alıyor.2015'ten beri İstanbul'da yaşadığını belirten 33 yaşındaki Abdureşid, "Nerede olduğunu bilmemekten çok daha iyi. Şimdi küçük bir umut var. Soğuk mu sıcak mı diye bazen oradaki havayı kontrol ediyorum." dedi.

Avrupa'da sosyal medya düzenlemesi... Avrupa'da sosyal medya düzenlemesi...

"NEFES ALAMADIĞIMI HİSSEDİYORUM"

Sızdırlan listede güneybatı Sincan'ın Konaşeher ilçesinden 10 binden fazla tutuklu Uygur'un ismi yer aldı. Abdurreşid'in anne ve babasının konumu ve aynı zamanda gözaltına alındığına inanılan bir ağabeyinin yeri ise gizemini korumaya devam ediyor. Yakınlarının terörle bağlantıları olmadığını belirten Abdurreşid "Bu listeye baktığımda nefes alamadığımı hissediyorum" açıklamasında bulundu.

LİSTEDE MAHKUMLARIN ÖZEL BİLGİLERİNE YER VERİLDİ

Sızdırılan listede, her mahkumun adını, doğum tarihini, etnik kökenini, kimlik numarasını, suçunu, adresini, ceza süresini ve cezaevini ayrıntılarıyla mevcut olduğu öğrenildi.

"KEYFİ OLARAK BİR TOPLULUK HEDEF ALINIYOR"

İngiltere'deki Sheffield Üniversitesi'nde Doğu Asya Çalışmaları öğretim görevlisi David Tobin, konuyla ilgili olarak "Bu, açıkça hedeflendiği ileri sürülen terörle mücadele değil. Her kapıya gidiyor ve çok sayıda insanı alıp götürüyorlar. Bu gerçekten de keyfi olarak bir topluluğu hedef aldıklarını gösteriyor." dedi.

Liseteye göre insanların "toplumsal düzeni bozmak için grup toplamak", "aşırılığı teşvik etmek" ve "kavga çıkarmak ve sorun çıkarmak" gibi geniş çaplı suçlamalarla hapse atıldığı öğrenildi. Hükümet verileri, Sincan mahkemeleri tarafından mahkum edilen kişilerin sayısının 2014'te 21 bin, 2018'de ise 133 binin üzerine çıktığını gözler önüne serdi.

İŞKENCELERE DAİR KANITLAR BULUNDU

Pekin'in "mesleki eğitim merkezleri" olarak adlandırdığı kamplarda, yabancı hükümetler ve insan hakları grupları, zorla çalıştırma, siyasi beyin yıkama, işkence ve zorla kısırlaştırma dedikleri şeylere dair kanıtlar buldular.

ABD MİLLETVEKİLLERİ SOYKIRIM OLARAK TANIMLADI

Amerika Birleşik Devletleri ve diğer bazı Batılı ülkelerdeki milletvekilleri, Pekin'in Uygurlara yönelik muamelesini 'soykırım' olarak tanımladı. BM insan hakları şefi Michelle Bachelet, bu ay Sincan da dahil olmak üzere Çin'e uzun zamandır beklenen bir ziyaret yapacak.

HER EVDEN BİR TUTUKLU

Pekin'in İslamcı aşırılığa karşı ideolojik kampanyası 2017'den itibaren hız hızlanırken, bu alanda beş yıldan fazla verilen hapis cezalarının oranı bir önceki yıla göre neredeyse üç katına çıktı. Yargılamaların çoğu kapalı kapılar ardında gerçekleşti.

Norveç merkezli Uygur aktivist Abduveli Eyüp, AFP'ye sızdırılan listede yaklaşık 30 akraba ve komşunun adını tanıdığını belirterek "Babamın memleketi Oğusak'ta ve annemin memleketi Opal'da her evde bir tutuklu olduğunu görebilirsiniz. Kuzenim sadece bir çiftçiydi. Ona 'terörizm' nedir diye sorarsanız, kelimeyi bile okuyamaz." dedi.

AFP'ye sızdırılmış olan ikinci bir şüpheli polis veri tabanı da 2008 ve 2015 yılları arasında gözaltına alınan, çoğu Kaşgar ve Aksu vilayetlerinden 18 bin Uygur'un daha bilgilerini içerdiği kaydedildi. Bu kişilerin de yine büyük çoğunluğu terörle bağlantılı eylemlerle suçlandığı öğrenildi.

Listedeki birkaç yüz kişi, yaklaşık 200 kişinin öldüğü 2009 Urumçi isyanlarıyla bağlantılı olarak alındı. 900'den fazla kişi ise patlayıcı üretmekle suçlandı. Yaklaşık 300 kişi de "yasadışı" videolar izledikleri gerekçe gösterilerek hapsedildi.

PEKİN İDDİALARI REDDEDTTİ

Pekin, Sincan'daki Uygurlara ve diğer Müslüman azınlıklara zulmettiği iddialarını reddetti. Çin dışişleri bakanlığı, sızdırılan listeye ilişkin olarak "Bazı kuruluşların ve kişilerin Sincan hakkında uydurduğu bu tür yalanları zaten yalanladık. Sincan toplumu uyumlu ve istikrarlı. Tüm etnik azınlıklar çeşitli haklardan tam olarak yararlanıyor." dedi.