1957 yılında yeni liman ve tesisler hizmete girince, Üzülmez deresinden gelen alüvyonlar liman tabanını doldurup gemilerin manevralarını zorlaştırmaması için 1959 yılında Rusya’dan temizleme tarağı satın alındı.

EKİ’nin (Ereğli Kömürleri İşletmesi) liman ailesine dahil olan kovalı dip tarama ve temizleme gemisine ek olarak, malzemeyi açık denize taşıyıp boşaltması için iki adette atık gemisi inşa edildi. Atık taşıma gemilerinden biri boşaltmak için seyir yaparken diğeri dolum yapmak üzere yanaşır, bu yüzden liman tabanının kesintisiz temizleme işlemi yapılabildi…  

Akdemir'den Demir'e ziyaret... Akdemir'den Demir'e ziyaret...

Bu atık taşıma gemileri hizmete başlamadan önce isimleri özel seçildi. Gemilere, “Murat Turgut” ve “Sefer Garip” isimlerini verdiler… Bu iki ismin seçilmesinin altında yatan çok hazin bir hikayesi var…
Onların hikayesini ismini EKİ limanında çalışan Cideli deniz adamı Murat Turgut’un oğlu Hüseyin Turgut’tan dinliyoruz:

“Kazanın olduğu yıl 1965 senesi, ben daha 2 yaşımda iken olmuş. Büyüklerimin anlattığı gibi Zonguldak limanında geçen kaza haberi Radyo haberlerinden anons edilmiş. Babam Murat Turgut EKİ kurumu liman içi hizmet gemilerinden birinde kazancıymış. Gemi kömürlü ve buharla çalışıyormuş. buhar boruları tamir bakım onarım veya yenilenmesi süreci dolmuş. Babam bunu Amirlerine bildirdiği halde gerekli tadilat yapılmamış… ‘İdare et bakarız’ denilerek geçiştirilmiş… Kazanın Olduğu gün Babam rahatsız olduğunu, çalışamayacağını bildirse de, ‘yanına yardımcı eleman verelim sen yanında dur takip et’ demişler. Rahmetli deniz adamı Sefer Garip’i babamın yanında görevlendirmişler. 
Ogün kaza meydana gelmiş, geminin buhar kazanları Patlamış. Babam Murat Turgut ve yardımcısı Sefer Garip aynı kazada yanarak şehit olmuşlar… Kaza sebebi tamamen yöneticilerin İhmali… 
Biz Kastamonu’nun Cide İlçesi Ovacık Köyünde ikamet ederken köyü bilen yakın bir köylümüzü ailesine haber vermek için göndermişler. Gelen haberci öldüğünü söylememiş, hasta olduğunu söyle demişler. Dedem kara ulaşımı olmadığı için Kurucaşile’den deniz yoluyla Zonguldak’a ulaşabilmiş. Liman müdürü dedemi karşılayıp hal diliyle anlatmaya çalışıp babamın kazada nasıl rahmetli olduğunu anlatmış… Liman müdürüyle dedem Konuşurken zaten büyük bir kalabalık cenazeyi limana getiriyormuş… Babam Zonguldak’ta Sevilen Sayılan bir şahsiyetmiş... Dedem anlatırken sanki bir devlet büyüğü cenazesi gibi kalabalıkla yolcu edildiğini anlatırdı… Cenazeyi gemiyle Cide’ye göndermişler. Köydekiler gelişmeleri radyodan takip etmişler. Biz 7 çocuk yetim kaldık. Daha Sonra bir miktar tazminat ödenmiş, birde dul yetim maaşı bağlanmış. Kazadan sonra alınan iki gemiye denizcilerin isimlerini vermişler. ‘Murat Turgut’ ve ‘Sefer Garip’ İsimleri ayrı ayrı verilmiş…
Ben yıllar sonra babamın İsmini taşıyan gemiyi ziyaret için ailemle Zonguldak’a gittim. Limanda her iki gemiyi de gördüm ve gezdim, hatıra fotoğrafı çektirdim. Daha sonra seyreden yıllarda gittiğimde gemilerin İhaleyle satıldığını öğrendim. Zonguldak benimde doğum yerim, ben İstanbul’da İkamet ettiğim için köyüme gidip gelirken bazen Zonguldak üzerinden giderim… Babam Murat Turgut ve diğer denizci Sefer Garip’in isimleri hep yaşasın, ruhları şad olsun…”
Hüseyin Turgut
………….
“Murat Turgut” ve “Sefer Garip”  gemileri EKİ tarafından ihale ile Genpa Denizcilik firmasına satıldı.
Elimizdeki son pozisyon bilgisi olarak; “Murat Turgut” gemisinin Tuzla limanında, "Sefer Garip” gemisinin Pendik'te bulunduğu notlarımız arasında...
Yüksel Yıldırım-20 Kasım 2023