Ağaç Yaşken Eğilir

Bir ağacın kaderi, daha filizken başlar yazılmaya. Toprağın bağrından yeni çıkmış incecik bir dal… Rüzgârın yönünü bilmez, güneşe nasıl uzanacağını öğrenmeye çalışır. İşte o anlarda verilen şekil, onun yıllar sonraki heybetli hâlini belirler. Çünkü ağaç yaşken eğilir.

İnsan da böyledir. Küçük yaşlarda öğrenilen bir söz, verilen bir terbiye, gösterilen bir sevgi ya da ihmal edilen bir ilgi; yıllar sonra karakter denilen o büyük gövdeyi oluşturur. Bir çocuğun kalbine işlenen merhamet, ileride nice yaralı gönüllere şifa olur. Aynı şekilde sevgiden mahrum bırakılan bir yürek, sert rüzgârlarda kırılmaya daha yatkın olur.

Eğitim sadece okul sıralarında alınan bilgilerden ibaret değildir. Asıl eğitim; anne babanın bakışında, bir öğretmenin sabrında ve bir büyüğün nasihatinde gizlidir. Çocuk gördüğünü yapar, duyduğunu tekrar eder. Bu yüzden bir çocuğa verilen en büyük miras; güzel ahlak, doğruyu yanlıştan ayırabilme gücü ve vicdandır.

Unutmamak gerekir ki yıllar geçtikçe insanın huyu da ağacın gövdesi gibi sertleşir. Eğmek zorlaşır, hatta çoğu zaman imkânsız hâle gelir. Bu yüzden erken yaşta verilen değerler, hayatın en sağlam temelleridir. Bir toplumun geleceği de aslında o toplumun çocuklarının nasıl yetiştirildiğinde saklıdır.

Ağaç yaşken eğilir; ama doğru eğilen ağaç, fırtınalarda yıkılmaz. İnsan da doğru yetiştiğinde hayatın zorlukları karşısında dimdik durur. Çünkü kökleri sağlamdır, özü sağlamdır.

O hâlde yarının güçlü insanlarını yetiştirmek istiyorsak bugünün küçük kalplerine sevgi, saygı ve doğruluk tohumları ekmeliyiz. Çünkü her büyük ağaç, bir zamanlar küçük bir fidandı… Ve o fide sevgiyle eğildi.

Zaman geçtikçe dallar çoğalır, yapraklar genişler, gölge büyür. Bir insanın da hayatı boyunca edindiği alışkanlıklar ve çevresine sunduğu davranışlar işte bu dallar gibidir. Güzel yetişmiş bir insan sadece kendine değil, çevresine de fayda sağlar. Tıpkı gölgesinde dinlenilen bir ağaç gibi… İnsanlar onun yanında huzur bulur, sözlerinden ders alır, varlığından güç alır.

Ama unutulmamalıdır ki yanlış eğilmiş bir ağaç da büyür; lakin eğriliğiyle büyür. Ne tam gölge olur ne de sağlam bir dayanak… İşte bu yüzden çocuklukta verilen yanlış yönlendirmeler, ileride telafisi zor sonuçlar doğurur. Bir insanın kaderi çoğu zaman küçük yaşta aldığı yönle şekillenir.

Sevgiyle büyüyen bir çocuk sevgiyi çoğaltır. Saygı görerek yetişen bir çocuk saygıyı hayatının temeline koyar. Adaletle tanışan bir çocuk haksızlığa boyun eğmez. Bu yüzden çocuklara verilen her söz, yapılan her davranış aslında onların ruhuna işlenen bir izdir.

Sonuç olarak “ağaç yaşken eğilir” sözü sadece bir nasihat değil, hayatın en büyük gerçeğidir. Geleceği değiştirmek istiyorsak bugünü doğru inşa etmeliyiz. Çünkü yarın dediğimiz şey, bugün yetişen çocukların ellerinde şekillenecektir.
Ve belki de en güzeli şudur:
Doğru eğilen her ağaç, bir gün başkalarına yol gösteren bir çınara dönüşür…